Uyduruk Tatlar

et yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
et yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çoğu arkadaşım yaşadığım yer ile ilgili yorum yaparken “cennette yaşıyorsun” benzetmesini kullanır, gelin görün ki türk yemeği olmayan cenneti ben neyleyim. Bir çok farklı mutfağı denememe rağmen, çoğu Türk gibi, bizim mutfağımız gibisi yok düşüncesine sahip olanlardanım. Bulunduğum yerde tek bir türk restaurantı bile yok, fakat Lübnan mutfağının bizim güneydoğu mutfağı ile çok yakın olmasından dolayı bir nebze telafi edebilmekteyim. Yaşadığım yerin çöl olmasından dolayı sebze, hele ki güzelinden olanına ulaşmak çok zor, bu yüzden de yaptığım yemeklerin çoğu, ordan kıs-buradan toparla-onun yerine şunu koy mantığıyla yapılmakta.
Yine mutfakta geöirilen böyle bir günde, mantının telafisi nasıl olur derken, çareyi aşağıdaki kolay tarifte buldum. Hem fazla zamanınızı almayan, hem de lezzetli bir tarif bu.

Malzeme:
Bir paket Spring Roll (iki kişi için)
200 gram kıyma
1 adet küçük kuru soğan
300 gram yoğurt
Karabiber-pulbiber-tuz
1,5 çorba kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı salça
1 çorba kaşığı sıvıyağ
1 büyük diş sarımsak
Bir çorba kaşığı sıvıyağda, küçücük doğranmış soğanlarımızı düşük atelte kavurup, kıymayı ekliyoruz, ardından kıymayı ekleyip kavuruyoruz ve en sonunda kırmızı biber, karabiber ve tuzu ekleyip az biraz daha kavurup altını kapatıyoruz.
Çin mutfağı’nda kullanılan kare şeklindeki yufkalarımızı eğer sertse hafif sütle ıslatarak, her birinin içine bir kaşık kıyma karışımı koyup, uzunca bir sigara böreği şeklinde sarıyoruz, kenarlarını içe kıvırmayıp, sadece rulo şeklinde sarsanız da olur. Sardığımız yaprak açılmasın diye uçlarını süt ile ıslatarak yapıştırıyoruz. 10 dakikayı geçmeyen bu uygulamanın ardından, tepsiye dizilmiş rulolarımızı ben fırının ızgara bölümünde hiçbir yağ eklemeden direk kızarana kadar pişiriyorum. Üçüncü dünya ülkesinde yaşadığımdan dolayı kullandığım fırın gazlı fırınlardan, ızgarada kızarması 10 dakikayı bulmuyor, o sırada sarımsaklıyoğurdu hazırlamış olup, rulolar kızarır kızarmaz üstüne döküyorum. Hiç vakit kaybetmeden tereyağ ile pulbiber ve salçayı kavuruyorum ve yoğurdun üzerine sevis yapıyorum.
Ortaya çıtır çıtır bir lezzet çıkıyor ve bu lezzet bana mantıyı unutturuyor, benim fikrime göre mantıdan hem daha hafif hem de daha leziz, hem de yapımı kolay. Deneyin pişman olmazsınız.

Not: Fırında kızartırken yağ, süt, yumurta vb. hiç birini üstüne sürmüyoruz.


Bu vereceğim tarif aslında Hint Mutfağı diye geçse de, aslında İngiltere’de değişime uğramış Hint Mutfağı demek daha doğru olur. Chicken Tikka’nın ingilizlerin en sevdiği yemek olduğu söylenir. İngilizleri bilmem ama benim en sevdiğim yemekler arasında yer alır. Marine etmek için kullanacağımız sosu baharat çeşit sayısı bakımından oldukça zahmetli gelebilir. Büyük marketlerde satılan hazır soslardan satın alınarak bu işlem kolaykaştırılabilir. Uğraşamam derseniz, şunu deneyin, en kısa zamanda bir Hint restaurant’ına gidin ve deneyin. Tandır’da pişirilmiş et’in lezzeti damağımıza hiç de yabancı değil.

Malzemeler

1 kilo tavuk göğüs fileto, her parçayı ikiye bölün.

½ bardak yoğurt

2½ çaykaşığı dövülmüş sarımsak

2½ çaykaşığı taze zencefil

50 ml zeytinyağı

2½ çaykaşığı tuz

1½ çay kaşığı kimyon

3 çaykaşığı garam masala (hint baharat karışımı)

½ çay kaşığı acı kırmızı biber(isteğe göre)
4 çay kaşığı limon suyu

5 çay kaşığı tatlı kırmızı biber (renk vermesi için)

Tüm malzeneyi yoğurtla beraber iyice karıştırıp, tavuklara sosu iyice yedirecek şekilde marine edin, 8 saat buzdolabında bekletetin. Gece boyu da bekletebilirsiniz.

180 derece ısıtılmış fırında 15 derece bir tarafı piştikten sonra, diğer tarafını çevirip 5 dakika adha pişirin. Fırınınızın ızgara kısmı varsa ızgara kısmını seçebilirsiniz( ben ızgara kullanıyorum), orjinali tandır’da piştiği için, metal bir kaba küçük bir kömür parçası koyarak fırının alt kısmına koyabilirsiniz ki o da duman lezzeti verebilir. Mangal yapma seçenğiniz varsa, mangal seçeneğini kullanabilirsiniz. Servis yapmadan önce üzerine limon suyu ve masala baharatı serpin. (İsterseniz önce küçük bir parça tavuğa serpip, tadına bakın ve ona göre karar verin.)

Özel not: Mangal kömüründen gelen, duman ve alevler ette kanser yapıcı maddelerin oluşumuna yol açıyor. Bu nedenle mangal yaparken eti, ateş ve kömürden uzak tutmak gerekiyor. En iyisi siz fırında ızgara seçeneğinde yapın.

Mor Çiğdem’den, Safran’a


Çoğumuzun belleğinde safran denilince, mor renkli bir çiçek belirmez, sarı ve turuncumsu kırmızı renkleri çağrışım yapar, halbuki Mor Çiğdem çiçeğidir safranın doğduğu yer.
Dünyanın en pahalı baharatı olan Safran’ın fiyatına hak vermemek doğrusu mümkün değil. Bir toprak düşünün ki, orada yetişen safran’lar toplandıktan sonra 7 yıl boyunca yenileri ekilmez. 1 gramı için 150-200 tane çiçek toplamak gerekir ve toplanan çiçeklerin üzerinde bulunan sadece üç tane lif safran yapımı için kullanılır.


Peki ne işe yarar bu safran derseniz; Helenistik Mısır döneminin sonlarında Kleopatra, sevişmelerinin daha zevkli geçmesi için banyosunda safran kullanırmış...Kokusu erkeklerde afrodizyak etkisi yaratırmış ve parfüm esanslarında kullanılırmış.Büyük İskender ise savaş yaralarını iyileştirmek için katarmış banyo suyuna. Sıcak suyla karıştırılarak içildiğinde melankoli nöbetlerine iyi gelirmiş, şarapla içildiğinde de bayıltırmış. Ayrıca divan edebiyatındaki bazı şiirlerden anlaşıldığı üzere safran’ın zayıflatıcı bir etkisi de varmış.

Safran bu kadar pahalı olunca, haliyle sahtekarlığı da bol oluyor. Yine bir çok divan edebiyatı eserinde safran sahtekarlığı izlerine rastlanıldığı gibi, ortaçağ zamanı Avrupa’da safran sahtekarlığı yapanlara idam cezası veriliyormuş.
Günümüzde ise safran sahtekarlığı oldukça fazla. Dört ayrı sınıf kaliteye sahip olan safranın sahtekarlığı, farklı kalitedeki safranları karıştırmak, ya da düşük kalitedeki safranlara ilave bitkiler ya da boya maddeleri katarak safran diye satılmaktan ibaret. Genellikle toz halindeki safran’a zerdeçal veya paprika katılarak bu sahtekarlık yapılırmış.

Safran hakkında açıkça yazdıkça yazasım var ama okuyanlar için uzun geleceğinden kısa tutuyorum, safran hakkında öğrendikçe de bu büyüleyicilik karşısında etkisine kapılarak sürükleniyorum.

Safranlı pilavı oldum olası sevmişimdir, ama safran çayından haberdar olmamıştım. Old Market’te dolanırken beni lafa tutan baharatçı sayesinde her baharatın bir kaç ayrı tür halinde satıldığını öğrendim. Yemek için mi, boya için mi, çay için mi, parfüm için mi? Bir baharatı almadan önce ne amaçla alacağınızı söylemeniz gerekiyor. Bir tutam baharat ile bu kadar etkileneceğim doğrusu aklıma gelmezdi. Avucumun içine çok az parçalar koyuyor, parmaklarıyla ovalayıp, baharatı dökmemi istiyor ve avucunu kokla diyor. İnanılmaz, etkileyici... Yorulmak bilmeden bir başka baharat dene, sonra başkası...Hani baharatçılara girdiğinizde ağır ve kasvetli bir koku olur ya, tam aksine büyüleyici kokulardı bunlar. Normalde hiç sevmediğim kuru nane bile burnuma büyüleyici bir koku olarak geldi, iki gündür sürekli naneli bir şeyler yapıp yiyorum. Mango ise aromatik, tatlı, pozitif ve sevimliydi, onu da aldım. Baharatçı safran’ı çay için almamı ısrarla önerirken, aklıma safranlı pilav geldi ve yemek için olanından aldım.


  • Safranlı Pilav
  • Hardallı Patates garnitür
  • Izgara biftek
  • Sebze garnitür (Kırmızı biber-Kabak)


Güzel bir tabak görüntüsü olsun, kolay olsun, çabuk olsun ve lezzetli olsun diyorsanız, yukarıda ki menü tam size göre. Bir yemek tarifi kadar önemli olan başka bir konu, o yemeğin yanında yapılan diğer yemeğin ne olacağı. Farklı damak zevkleri olsa bile, ortalama zevklerin aynı olduğunu varsayabiliriz. Mesela mükemel bir börek tarifi bulmuşsunuzdur, neyle ikram edeceğiniz yazmıyordur, eee tek başına kuru kuruya börek ikram edecek haliniz yoktur. Halbuki tüm tariflerin yanında, ne ile ikram edileceği yazılsa çok daha aydınlatıcı olabilir.


Malzemeler ve Tarif:


Izgara Biftek

  • Kişi başı bir parça biftek

Bifteklerinizi hiçbir ilave yapmadan ızgaraya atın, pişireceğiniz kap ya da tepsi fırında ısıtılmış olsun. Sadece bir kez çevirecek şekilde ters- yüz edin. Yemeğinizin konuğu her kim ise mutlaka eti ne derece pişmiş sevdiğini öğrenin. Az pişmiş et seven birisi için çok pişmiş et’in hiçbir lezzeti olmayacağı gibi; çok pişmiş seven biri için de tam tersi olacaktır. Ayrıca bu soru konuğunuzun zevklerini ne kadar önemsediğinizi de gösterecektir.
Etin pişip-pişmediğini mutlaka ince uçlu bir bıçağı ete batırarak kontrol edin ve çıkan kan miktarını kendinize referans alın. İstediğiniz kıvama gelir gelmez ızgaradan çıkarıp, alüminyum folyoya sarıp 10 dakika dinlendirin. Bu etinizin daha yumuşak olmasını sağlayacaktır.


Safranlı Pilav (dane-i saru: Osmanlı sarayı menülerinde safranlı pilavın adı bu şekilde geçermiş)

  • 1 bardak pirinç (iki kişi için)
  • 3 kaşık mısır özü yağ
  • 2 çay kaşığı safran (düşük kaliteli safran, İran safranı)

  • yarım tatlı kaşığı tuz

  • 1 bardak su

Hani derler ya; her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, herkesin de farklı bir pilav pişirme yöntemi. İlla pilavım lezzetli olsun diyorsanız, pirincinizi seçerken dikkatli olmalısınız. İnternet’te aradığınızda ağırlıklı olarak bir kaç değişik yöntem bulacaksınız. Benim yöntemim, bunlara göre çok daha basit ve pratik. Ama öncelikle şunu unutmayın ki herkesin kendi mutfak araç-gerecine göre tarifi var. Çelik tencere ile teflon’da pişirmek bir olmadığı gibi, pirinç’ten pirince de değişiklik gösteriyor, bunları göz ardı etmeyin.


Ben teflon tenrecede 3 kaşık mısırözü yağına, yıkanmış bir bardak pirinci, safranı da ekleyerek üç-dört dakika kavurup, bir bardak soğuk suyu ekliyorum (normalde genellikle sıcak su eklenir). Yarım tatlı kaşığı tuzu ekleyerek öylesine karıştırıp, kapağı kapatıyorum. Pilavınızı yaparken az su koymanızı telafi edebilirsiniz, ama çok su koymanızı edemezsiniz. Bu yüzden de her zaman tuzu ve suyu az koymaktan yana olun ve eksik geldiğinde ilave edin. Pilav suyunu çektiğinde hala sert ise, çeyrek bardak suyu üstünde gezdirerek dökün. Pilavınız piştikten sonra, tahta kaşıkla hafifçe karıştırıp, kapağını tekrar kapatıp(imkan varsa kağıt peçete sıkıştırın tencere ile kağağın arasına) 5 dakika dinlenmeye bırakın.


Pilav için bana göre en önemli ayrıntı, mutlaka o öğünde yiyeceğiniz kadar pilav yapın, çünkü pilavın miktarı arttıkça lezzeti de riski girmiş olacaktır. Osmanlı Sarayı’na aşçı alınacağı zaman, büyük kazanlarda lezzetli pilav pişirmek zor olduğu için, aşçı adaylarının büyük kazanda pilav pişirilmesi istenirmiş, lezzeti tuttururlarsa işe alınırlarmış.


Sebze garnitür

  • İki yemek kaşığı zeytinyağ

  • 1 kırmızı biber

  • 1 kabak
  • bir fıske tuz

Kabak’ınızın dış görünüşü güzel gözükürsa kabuklarını soymanıza gerek yok, fakat dış görünüşünde lekeler var ise, bıçakla dış kabuklarını hafifçe kazıyabilirsiniz. Daha sonra ince-uzun şeritler halinde doğrayın.
Kırmızı biberinizin çekirdeklerini temizledikten sonra , yine ince uzun şeritler halinde doğrayın.
Zeytinyağı ile yüksek ateşte sebzelerinizi soteleyin.


Hardallı patates
  • 3 tane orta boy patates

  • 1 tane küçük soğan
  • 1,5 yemek kaşığı hardal

  • 1,5 yemek kaşığı limon suyu

  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı

Patateslerinizin kabuklarını soyup, iri küpler halinde keserek, yarım tatlı kaşığı tuz ilave ederek 10 dakika haşlayın.
Soğanlarınız yarım ay şeklinde orta irilikte doğrayıp zeytinyağında pişirin, pembeleşmesine yakın haşlanmış patatesleriniz ekleyip karıştırarak pişirin. Patatesleriniz çatal batacak yumuşaklığa geldiğinde hardal ve limon suyunu ekleyip karıştırıni bir iki dakika daha pişirip ocaktan alın.



Sotelediğiniz sebzelerden bir kaç kırmızı biber şeridini alarak pilavınızın üstünü süsleyin, geri kalan sebzeyi bifteğinizin üzerine dökün. Ayrıca servis tabağınıza dilimlenmiş domates koymayı ihmal etmeyin.